Salı, Aralık 19, 2017

KUR'AN,IN ANASI


  Ali_İmran Suresi - Ayet 7
هُوَ الَّذٖى اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَاَمَّا الَّذٖينَ فٖى قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاءَ تَاْوٖيلِهٖ وَمَا يَعْلَمُ تَاْوٖيلَهُ اِلَّا اللّٰهُ وَالرَّاسِخُونَ فِى الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِهٖ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّا اُولُوا الْاَلْبَابِ

O Sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın Anasıdır.(Esası,Yasası), Diğerleri de müteşabihtir.  Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Çarşamba, Kasım 09, 2016

EDEP: Açıl kızım utanma,bu devrin modasıdır

EDEP: Açıl kızım utanma,bu devrin modasıdır:
REÇETE-şiir
v
Ey yüksek sosyeteye mensup modacı hanım,
Eğlence zümresinin başının tacı hanım,
Bu metod ki, sizlerin müsbet ilâcı hanım:
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
v
Yerindedir tahsilin, güzelliğin şahane.
Varsa Türk’ten tâlibin, bul çeşitli bahane.
Bir ecnebî hovarda yakalarsan daha ne? …
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
v
Flörtünün sayısı; en az on beş olmalı…
Kimisi hâlis züppe, kimisi keş olmalı…
Altın kolyen, kürk manton, taksin beleş olmalı.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
v
İç votkayı, şarabı; sokaklarda nâra at.
Medeniyet sizlerle yükselmektedir kat kat(!)
Çeşni ruha gıdadır, her gün bir yatakta yat…
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
v
Hiç durma twist öğren, her gün bir baloya git;
Tırnağını, yüzünü, dudağını boya git.
Sun’î peyke vâris ol, conilerle aya git.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
v
Bazen düz pantalon giy, traş ettir enseni.
Bin dolaş bisiklete, göster şöyle sen seni.
Kabahat ailende.. anlıyorum ben seni.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
v
Artist ol, filim çevir; ismine yıldız derler…
Bin kez kürtaj yaptırsan gene sana kız derler!
Çıplak resim çektirsen, ne şahane poz derler.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
v
Mayoyla endam göster, git jürinin önünde..
Mahremini teşhir et her birinin önünde..
Seçil bir kıraliçe imtihanın sonunda.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.
v
Hayır, inanma kızım! Bunlar hep istihzadır.
Namus, insanlar için en mukaddes meyvadır.
Gençlikte hissiyatın belki seni aldatır.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Haddinden çok açılmak soysuzun modasıdır.
v
Türk oğluna anne ol, iftihar et onunla;
Elin soysuz züppesi bağdaşamaz seninle;
Bu yurdun kızı isen şu sözü iyi dinle:
‘Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Yapacağın düşüklük bize yüz karasıdır.’
v
Vur Emri(sh.292)
Abdurrahim Karakoç

Çarşamba, Kasım 02, 2016

İKİ YÜZLÜLÜK


259) İki Yüzlülüğün Kötülenmesi

Bu bölümdeki bir ayet ve iki hadis-i şeriften insanların iki yüzlülüklerini herkesten gizleyebileceklerini, fakat Allah’tan gizlemelerinin mümkün olmadığını, insanların da madenler gibi cins cins değişik karakterlerde olduklarını, en kötü insanların iki yüzlü kimseler olduğunu, idarecilere yanlarında başka türlü, yanlarından çıkınca başka türlü konuşmanın Rasûlullah (s.a.v.) zamanında nifak alameti sayıldığını öğreneceğiz. (1)


“Onlar yaptıklarını insanlardan gizleyebildiler ama Allah’tan gizleyemezler. Çünkü gecenin karanlığında Allah (c.c.)’ın razı olmadığı düşünce ve inançları her ne zaman tasarlasalar, Allah onların yanı başındadır ve Allah onların tüm yaptıklarını ilmiyle kuşatır. Sizler belki bu dünya hayatında onları savunabilirsiniz, ya kıyamet günü kim onları Allah’a karşı savunacak, kim onların vekili olacaktır.” (Nisa: 4/108-109)


1543. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Siz insanları madenler (gibi cins cins) bulursunuz. Onların Câhiliye döneminde hayırlı ve değerli olanları, şayet dini hükümleri iyice hazmederlerse İslâmiyet devrinde de hayırlıdırlar. Siz yine en hayırlı kişileri, yöneticilik işinden hiç hoşlanmayanlar olarak bulursunuz. Siz, en kötü kişileri de iki yüzlüler olarak bulursunuz ki onlar, birilerine bir yüzle diğerlerine bir başka yüzle gider gelirler.”(2)

1544. Muhammed İbni Zeyd’den nakledildiğine göre bazı kişiler, dedesi Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhümâ’ya gelip:

– Biz idarecilerimizin yanına girer ve onlara karşı, oradan çıktığımız zaman söylediklerimizin tam tersi sözler söyleriz, dediler. 


Bunun üzerine Abdullah İbni Ömer:

– Bu sizin yaptığınızı biz, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında iki yüzlülük sayardık, cevabını verdi.(3)

* İki yüzlü davrananlar insanların en kötüleridir. (4/143) Cehennemde en derinde yanacaklardır. İkiyüzlülük ashab tarafından münafıklık olarak değerlendirilmiştir. Müslüman her zaman ve her yerde mert, doğru sözlü ve dürüst davranışlı olmalıdır. (4)


1-Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 444.
2-Buhârî, Menâkıb 1; Müslim, Fezâilü’s–sahâbe 199.69’da bir kısmı geçmişti.
3-Buhârî, Ahkâm 27.
4-Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 445.
mehemt selim polat

ERDOĞAN,KUDÜSÜ İSRAİLE SATTI.>>https://youtu.be/ZBrOfa2aeIY
ERDOĞAN HAVRADA İBADET ETTİ..>>https://youtu.be/3en0JjBtLbM
İSRAİL KORUMA ALTINDA.>>https://www.facebook.com/reel/246568628048794?mibextid=kcDB8O


Çarşamba, Aralık 24, 2014

DOST EDİNMEK

    



Dost Edinmek


2012-01-12 08:34:00

(TEVBE suresi 23. ayet)  
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ آبَاءكُمْ وَإِخْوَانَكُمْ أَوْلِيَاء إَنِ اسْتَحَبُّواْ الْكُفْرَ عَلَى الإِيمَانِ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَأُوْلَـئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) veli edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir.
(MÂİDE suresi 51. ayet)          
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَتَّخِذُواْ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى أَوْلِيَاء بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.
(BAKARA suresi 120. ayet)          
وَلَن تَرْضَى عَنكَ الْيَهُودُ وَلاَ النَّصَارَى حَتَّى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ إِنَّ هُدَى اللّهِ هُوَ الْهُدَى وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءهُم بَعْدَ الَّذِي جَاءكَ مِنَ الْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ اللّهِ مِن وَلِيٍّ وَلاَ نَصِيرٍ
Dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
x

Cuma, Aralık 31, 2010

PAHALILIK VE UCUZLUK

Soru:
Pahalılık ve ucuzluk Allah’tan mıdır, değil midir?.
Cevap:
Allah’ın dışındaki her şey, bütün objeler, onların nitelikleri ve durumları Allah tarafından yaratılmışlardır. O’nun mülküdürler. Onların, rabbi, yaratıcısı, sahibi ve tedbir edicisi O’dur. O’ndan başka rableri ve ilahları yoktur. Yaratma da emir de O’na aittir. Bu hususların hiçbirinde ortağı ve yardımcısı yoktur. Allah kendisini şu şekilde tanıtıyor:

“De ki: Allah’tan başka tanrı saydığınız şeyleri çağırın! Onlar ne göklerde ne de yerde zerre ağırlığınca bir şeye sahiptirler. Onların buralarda hiçbir ortaklığı yoktur, Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur. Allah’ın huzurunda, kendisinin izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.” (Sebe, 22-23)

Allah, kendisinden başka ibadet edilen düzmece ilahların / tanrıların, göklerde ve yerde zerre ağırlığınca bir şeye sahip olmadıklarını haber veriyor. Mülküne ortak olmadıklarını, hiçbir şeyde kendisine yardımcı olmadıklarını bildiriyor.

Bu üç husus, Allah’tan başkasının sınırını belirliyor. Buna göre, bunlar, ya bağımsız mülkiyete sahip olmak üzere bir şeye sahip olurlar veya mülke eşit düzeyde ortak olurlar yahut ne bu ne de şu, sadece sahibine yarımcı olurlar. Bakan ve müsteşar gibi. Öğretmen ve yardımcı gibi.

Allah, kendisinden başkasının göklerde ve yerde zerre ağırlığınca bir şeye sahip olmadıklarını belirtiyor. Kendisinden başkasının, az veya çok miktarda ortaklığının da söz konusu olmadığını haber veriyor. Buna göre, Allah’tan başkası hiçbir şeye sahip değildir, hiçbir şeyde ortaklıkları yoktur ve Allah’ın yardımcı da yoktur. Allah’ın veziri, danışmanı ve yardımcısı olmaz.

Nitekim yüce Allah şöyle buyuruyor:

“Çocuk edinmeyen, hakimiyette ortağı bulunmayan, acizlikten ötürü bir dosta da ihtiyacı olmayan Allah’a hamdederim, de ve tekbir getirerek O’nun şanını yücelt!” (İsra, 111) yaratılanlar, acizlikten, zayıflıktan dolayı başkasını dost edinirler. Kendisini dost edinen biri olursa, bu dost sayesinde kendini güçlü hisseder. Allah, acizliğinden, zayıflığından dolayı hiç kimseyi dost edinmez. Bilaki, Allah bizzat üstündür, güçlüdür.

“Kim izzet ve şeref istiyor idiyse, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah’ındır.”(Fatır, 10)

Allah’ın mü’min kullarını dost edinmesi ise, rahmetinden, nimetinden, hikmetinden, ihsanından, cömertliğinden, lütfundan ve inamından dolayıdır.

Şimdi meseleye gelelim.

Pahalılık, fiyatların yükselmesinden, ucuzluk ise, fiyatların düşmesinden kaynaklanır.

Bunlar, tek ve ortaksız Allah’tan başka yaratıcısı olmayan mahlûkatın kapsamına giren olgulardır. Bunlardan hiçbiri Allah’ın dilemesi ve kudreti olmaksızın gerçekleşemez. Fakat yüce Allah, kulların bazı fiillerini bazı olaylara sebep kılabilir. Tıpkı katilin öldürme fiilini, maktulün ölümünün sebebi kıldığı gibi.

Aynı şekilde, fiyatların yükselmesinin, kulların işledikleri zulümlerden, fiyatların düşmesinin de bazı kulların ihsanından dolayı öngörmüş olabilir. Bundan dolayı,

Mutezililer ve başkaları gibi Kaderiyeciler, pahalılık ve ucuzluğu bazı insanlara nispet etmişlerdir ve buna dayalı olarak şu fasit üç sonuca varmışlardır:

Birincisi: Kulların fiilleri Allah tarafından yaratılmamıştır.

İkincisi: Kulun fiilinin, yine kul tarafından meydana getirilen bir sebebi vardır.

Üçüncüsü: Pahalılık ve ucuzluk da bu sebepten dolayı meydana gelir.

Bunlar yanlış hükümlerdir. Çünkü yüce Allah’ın, kulların fiilleri de dahil olmak üzere her şeyin yaratıcısı olduğu kesindir. Buna birçok işitsel (nakli) ve akli kanıt delalet etmektedir. Ümmetin selef kuşağı ve imamlar bu hususta ittifak etmişlerdir. Buna ek olarak şunu da söylemişlerdir:

Kulların kudreti ve dilemesi vardır. Onlar kendi fiillerinin failleridirler....

Ayrıca Allah’ın sebepleri ve hikmetleri yarattığını da vurgulamışlardır.

Kader meselesi, büyük bir meseledir. Bu konuda iki grubun ayağı kaymıştır.

1 - Bir grup, Allah’ın her şeyin yaratıcısı olmasını, dilediğinin olmasını ve dilemediğinin de olmamasını inkâr etmiştir. Buna Mutezilileri örnek verebiliriz.

2 - Bir grup da kulun, kendi fiillerinin faili olmasını, kulların güç yetirilen şeyler üzerinde etkisi bulunan kudretlerinin olmasını veya mahlûkat içinde başka şeylerin sebepleri olabilecek şeylerin olmasını ya da yüce Allah’ın bir şeyi bir hikmetten dolayı yaratmış olmasını inkâr etmiştir. Buna Cehm b. Safvan ve birçoğu ehl-i sünnete nispet edilen Cebriyeci tabilerini örnek gösterebiliriz.

Bu konuda, başka yerlerde uzun açıklamalara yer verilmiştir.

İkinci temel prensip:

Sebeplerden biri kulun fiili olabilir. Yemenin doymaya sebep olması, öldürmenin canın çıkmasına sebep olması gibi. Mutezililerin çoğu, bunun kulun fiili olduğunu söyler.

Cebriyeciler ise, kulun fiiline bu hususta bir etkinlik tanımazlar, bilakis, kulun fiilinin sebep olmasını kabul etmezler. Diyorlar ki, kulun fiilinden dolayı değil, kulun fiilinin yanında meydana gelmiştir.

Ümmetin selef kuşağı ve imamlar ise, kulun, kendisiyle kaim olan hareketleri gibi, bunun da, yani pahalılık ve ucuzluğun faili olduğunu öngörmezler. Ancak sebepler arasında yer almalarını reddetmezler. Yüce Allahın, bu gibi bir sonucun gerçekleşmesi hususunda, başka sebeplerin yanında kulun fiilinin de bir sebep olmasını öngörmüş olabileceğini belirtirler.

Yüce Allah bu iki hususa da kitabında işaret etmiştir:

“İşte onların Allah yolunda bir susuzluğa, bir yorgunluğa ve bir açlığa duçar olmaları, kâfirleri öfkelendirecek bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları, ancak bunların karşılığında kendilerine salih bir amel yazılması içindir. “Çünkü Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez. Allah onları, yapmakta olduklarının en güzeli ile mükafatlandırmak için küçük büyük yaptıkları her masraf, geçtikleri her vadi mutlaka onların lehine yazar.” (Tevbe, 120-121)

İnfak etme ve yürüme kullarla kaim olan amellerin kendisidir. Bunlarla ilgili olarak Allah “kendilerinin lehine yazar.” buyuruyor. Bunlarla ilgili olarak:

“bunların karşılığında kendilerine salih bir amel yazılması içindir” demiyor. Çünkü bunlar onların amellerinin kendisidir. Dolayısıyla bunların yalnızca yazılmalarıyla maksat hasıl olur. Buna karşılık, susuzluk, yorgunluk ve açlık gibi cihadın dışında da olabilecek olaylar açısından farklı bir durum söz konusudur. Kâfirlere yaptıklarından dolayı kendilerine kin duymaları da farklıdır. Çünkü bu, fiillerinin kendisi değil, sebeplerden dolayı meydana gelmiş bir hadisedir ve kendi fiilleri de bu sebeplerden biri olabilir.

Bu yüzden yüce Allah bunlarla ilgili olarak:

“Ancak bunların karşılığında kendilerine salih bir amel yazılması içindir” buyurmuştur.

Bundan da anlaşılıyor ki, kulların fiillerinin doğurduğu sonuçlara karşılık kendileri için bir amel öngörülür. Çünkü fiilleri bunların gerçekleşmesin sağlayan sebeplerden biridir.

Nitekim peygamber efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Kim insanları doğru yola çağırırsa, kendisine tabi olanların ecri kadar ona da ecir yazılır ve tabi olanların ecrinde hiçbir eksilme olmaz. Kim insanları sapıklığa çağırırsa, kendisine tabi olanların vebali kadar kendisine de vebal yazılır ve tabi olanların vebalinde hiçbir eksilme olmaz.” (Müslim, Zikir, 15-16)

Üçüncü prensip:

Pahalılık ve ucuzluğun sebepleri sırf bazı insanların zulmü ile sınırlandırılamaz. Bunda, yaratılan şeylerin eksikliği sebep olabilir.

Ya da istenen malın memlekete girişinde azalma olması da bir sebep teşkil edebilir. Bir mala talep artar, buna karşılık talep edilen mal az bulunursa, fiyatı artar.

Öte yandan mal çoğalır, buna karşılık talep azalırsa, bu sefer de fiyatı düşer.

Malın azalması ve çoğalması, kullardan dolayı olmayabilir. Zulüm nitelikli olmayan bir sebepten kaynaklanabilir, aynı şekilde herhangi bir zulümden dolayı da gerçekleşebilir.

Allah kalplere bir mala rağbet etme duygusunu yerleştirebilir.

Çünkü yüce Allah, rivayette işaret edilen şu durumu gerçekleştirebilir:

Talep arttığı zaman, fiyatlar yükselir, talep azaldığı zaman, fiyatlar düşer.

Salı, Aralık 21, 2010

ADALET HERKESE LAZIM

   ADALET NEDİR?:
                                                                           Ali_İmran Suresi - Ayet 7
هُوَ الَّذٖى اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَاَمَّا الَّذٖينَ فٖى قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاءَ تَاْوٖيلِهٖ وَمَا يَعْلَمُ تَاْوٖيلَهُ اِلَّا اللّٰهُ وَالرَّاسِخُونَ فِى الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِهٖ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّا اُولُوا الْاَلْبَابِ

O Sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.  Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Bakara(*) Sûresinin 282 . Ayetinde
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alış-veriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin.72 Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah size öğretiyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.73
Âl-i İmrân(*) Sûresinin 18 . Ayetinde
Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. Ondan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Âl-i İmrân(*) Sûresinin 21 . Ayetinde
Allah’ın âyetlerini inkar edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele.
Nisâ(*) Sûresinin 3 . Ayetinde
Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın.2 Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.
Nisâ(*) Sûresinin 58 . Ayetinde
Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Nisâ(*) Sûresinin 129 . Ayetinde
Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
Nisâ(*) Sûresinin 135 . Ayetinde
Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Mâide(*) Sûresinin 8 . Ayetinde
Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Mâide(*) Sûresinin 42 . Ayetinde
Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan sana asla hiçbir zarar veremezler. Eğer hükmedecek olursan aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah, âdil davrananları sever.
Mâide(*) Sûresinin 106 . Ayetinde
Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizdenadaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, “Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde şüphesiz günahkârlardan oluruz” diye yemin ederler.

Cuma, Haziran 25, 2010

Hak Din İslam

بسم الله الرحمن الرحيم
السلام عليكم ورحمة الله وبركاته
(ÂLİ IMRÂN suresi 19. ayet)
إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ إِلاَّ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللّهِ فَإِنَّ اللّهِ سَرِيعُ الْحِسَابِ
Allah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur.

Said-i Nursi Diyor ki:

”Bir tek gayem vardır: O da, mezara yaklaştığım bu zamanda, İslâm memleketi olan bu vatanda bolşevik baykuşlarının seslerini işitiyoruz. Bu ses, âlem-i İslâm’ın iman esaslarını zedeliyor. Halkı, bilhassa gençleri imansız yaparak kendisine bağlıyor. Ben bütün mevcudiyetimle bunlarla mücâdele ederek gençleri ve Müslümanları imana dâvet ediyorum.,,

(Şuâlar, s. 427),,

Pazar, Kasım 29, 2009

Cömertlik

Bir adam Resulullah (sav)'a gelerek:
"Ben açlıktan bitkinim!" dedi.
Aleyhissalatu vesselam derhal hanımlarından birine (adam) gönderip yiyecek istedi.
Ama kadın:
"Seni hak ile gönderen Zat-ı Zülcelal'e yemin olsun yanımızda sudan başka bir şey yok" diye cevap verdi.
Aleyhissalatu vesselam bunun üzerine diğer bir kadına gönderdi.
O da aynı şeyi söyledi.
Aleyhissalatu vesselam sonunda:
"Bu (bitkin) açı kim misafir edip (doyurursa) Allah ona rahmet edecektir!" buyurdu.
Ensardan Ebu Talha (ra) denen birisi kalkıp:
"Ey Allah'n Resulü! Ben misafir edeceğim!" buyurdu ve onu evine götürdü. Evde hanımına:
Yanında yiyecek bir şey var mı?" diye sordu.
Hanım: "Hayır, sadece çocukların yiyeceği var!" dedi.
Bunun üzerine hanımına:
"Sen onları bir şeylerle avut, sonra da uyut. Misafirimiz girince, ona sanki yiyormuşuz gibi görünelim. Yemek için elini tabağa uzatınca lambayı düzeltmek üzere kalk ve onu söndur!" diye tenbihatta bulundu.
Kadın söylenenleri yaptı. Beraberce oturdular. Misafir yedi.
Karı-koca geceyi aç geçirdiler.
Sabah olunca Aleyhissalatu vesselam'a geldiler. Resulullah (sav), Ebu Talha'ya:
"Dün gece misafirinize olan davranışınız sebebiyle Allah Teala Hazretleri taaccüp etti (ve güldü)!" buyurdu ve şu ayet-i kerime nazil oldu. (Mealen):
"...Ve kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile, onları kendi nefîslerine tercih ederler" (Haşr 9).

وَالَّذِينَ تَبَوَّؤُوا الدَّارَ وَالْإِيمَانَ مِن قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ إِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ فِي صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِّمَّا أُوتُوا وَيُؤْثِرُونَ عَلَى أَنفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Daha önceden Medine'yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Buhari, Menakıbu'l-Ensar 10, Tefsir, Haşr 6; Müslim, Eşribe 172, (2054)

Perşembe, Ağustos 06, 2009

Mayınlı Tarla-şiir

Mayınlı Tarla

Vatan satılıyor,alan zalim ortada
Buğday ekilecek mayın tarlada.
Kırk dört yıl azdır,uzatılır sonunda.
Zalimlerin himmetiyle,kaldık ortada.

İsrail vatanımda çiftlik kuracak.
Filistinin akibeti bizim olacak.
Kardeşimi vuran,kardeş olacak.
Evlenirse eğer,kızımızı alacak.

Yahudi Hıristiyan,oldu kardeş.
Satılan vatandır,yabancıya beleş.
Şaşırdım,kime diyeyim kardeş.
Hükümet,müslümanı eyledi tıraş.

Türkiye,Suriye sınırı satılacak.
Otuz bin dönümlük çiftlik olacak
Zalim İsrail başımıza bela olacak.
Düşünün,bu işin sonu ne olacak? .

Mayınları gömen,çıkartmalıdır.
Verilse,Türkün müteahhidi alır.
Anlamadım,Niçin İsraile verilir? .
Vatan adeta,israile peşkeş çekilir.

Mehmet Selim Polat

Sigara Yasak,Ne Yapalım?,Sağlığa Zararlıymış

mehmet selim polatSigara sağlığa zararlıymış,Binde bir kişi kanser olurmuş.Onun için yasaklandı.

Sağlık bakanı diyorki dört bir etrafı açık olan bir alanda kişi sigara içebilir.Mehmette dışarı çıktı sigara yaktı.

-Güvenlikçi: amca yasak dedi.

-Sigara içen: kardeşim dışarıdayım.

-Güvenlikçi: amca 15 metreden az hastaneye yaklaşmıyacaksın,oda yasak.

-Amca: kim yasakladı? bunu,

-Güvenlikçi: elimde yasak talimatı var dedi.

-Sigara içen: ee güzelde o talimatı getir bakalım Müdürmü yazdı,meclistenmi çoıktı? bakalım.ondan sonrada bir metre getir,benim ile hasatane arasını ölçelim.15 metreden az ise sigarayı atarım.

-Güvenlikçi: git amca git dedi.

-Adam:Nereye gideyim dokturlar odasınamı?.Oradada sigara içiliyor.doktura yasak yokmu?.

Bir söz vardır;''dokturun dediğini yap,gittiği yoldan gitme'' diye.

Amca hastaneden çıktı arabaya bindi evine gidecek.Şöfür sigara içiyor.Bu şöfür niye sigara içiyor diye söylendi,Başta şöfür ve bazı kişiler .Şöfür içebilir dediler.

-Amca dediki: iyi güzelde şöfürün dumanı kanser yapmıyorda.Benim dumanımmı sizi zehirliyor.Halbuki ben sigaradan kanser olup öleni görmedim.demekki çok az,ama hiç sigara içmeyip kanser olanıda biliyrum.

-Vatandaştan biri dediki ya amca neden sigara yasağına kızıyorsun?.

-Amca;Hükümet vatandaşın sıhhatini düşünerekten sigarayı yasaklamadı.

Bütçeye para lazımmış,bunun için yasakladı.

Sigara içene ve içirene ceza kesilecek.Sigaraya on katı zam yapılacak,Bütçeye para aktarılacak.Tıpkı bir zamanlar Tırafik polislerinin Bütçeye para kazandırdıkları gibi.Yoksa sigara içme taraftarı değilim.

Monoksit Gaz:

Arabalar arkadan monuksit gaz çıkartır,kanserojen üretirler,Halk bunu ciğerlerine kadar çeker,neden yasak değil?.kabahat sigaraya,sigara içenlere yüklenir.Değilmi?.

İçki Serbest:

İçki içenler siroz hastalığına yakalanırlar,neden yasak değil?.

Meyhaneci fazla vergi öderde ondanmı?.Hem içki fabrikaları iflas eder olurmu?.Çiftçi üzümünü kime satacak?.!

Fuhuş:

Fuhuş yapanlar AİDS hastalığına yakalanırlar neden yasak değil?Biliyormusunuz?.

Genel evi patronu Ermeni asıllı,Manukyan vardı vergi rekortmeniydi.Adeta heykeli dikildi.Bunlar tescilli çalışarak bütçeye para kazandırıyorlardı.Seni bacın,teyzen kızı vesikalı çalışıyor,sen veya dayın oğluda züppelik yapıyor,para kazandırıyor.

Sigara içenler şimdiye kadar ne kazandırıyordular?..Hiç...Sigarayı tekeldende almıyordular,kaçak sigara içiyordular,şimdi ise kendileri ekip,kendi sigaralarını içecekler.

Ama sigara şimdi yasak.Şimdi devlete para kazandırma zamanı.Zengin için önemli değildir,içer cezasını öder,olan fakire olur.Zaten Türkiyenin yükü fakirin sırtında değilmi?.Para babo para,''zengin arabasını dağdan aşırır,Fakir düz ovada yolun şaşırır.''öyle değilmi?.

Bu yasak daha öncede çıkmıştı,beş kişiden fazla aynı adada içen varsa 10 milyon tl para kesilirdi.bu yasa yürümedi,Şimdi yürüyecekmi?.

On Milyar Lira maaş alan vekil içer 69 lirayıda öder önemli değilki?

Hapis cezası olsaydı,fakir-zengin ayırt edilmeseydi belki işe yarardı ama,zengin yine bir kılıf hazırlar.

İşte şimdi bütçeye para kazandıracaklar,sigara yasak ceza kesilecek,parası bütçeye aktarılacak,daha sonrada yasayı çıkaran vekillerin ceplerine girecek.

Olduk yasakçı ülke.

Birde bu Türban takanlara ve namaz kılanlara ceza kesilseydiya,bütçeye çok para aktarılırdı.

Namaz Yasağı.

Zaten namaz kılmak parayladır ama direkt bütçeye aktarılmıyor.

Kişi namaz kılacaksa,Abdesthaneye gitmesi lazım.Abdest alması için Tuvalete gitmesi Lazım.Bir hıh demek,Bir milyon liradır.Ya bir milyon yoksa ne olacak?,İşte namaz kılınmayacak Evde kılarım diye tarihe gömülecek.

Diyanet işleri başkanlığı bunlarla ilgilenmez,sigara yasaklığı hakkında hutbe okutturur,ama Tuvaletten haberi yok.Orayı temizleyen kişinin hakkıymış,o bakıcı diyanet personeli olamazmı?.müezzin imam bakamazmı?.zaten Parayla namaz kıldırılamazki,İmam ve müezzinin asıl görevi temizlik işleri değilmi?

Nataşalar:

Turist nataşalar hastalık getirirler,şimdide domuz gribi taşıyorlar,Neden yasak değil?,Para babo para,getiriyorlar.

Ya sağlık?,sağlık önemli değildir.

mehmet selim polat

Cumartesi, Haziran 27, 2009

Müslümanlara Karşı Güler Yüzlü Ve Tatlı Dilli Olmak

88 ) Müslümanlara Karşı Güler Yüzlü Ve Tatlı Dilli Olmak ''RİYAZÜSSALİHİN-1''

“... Fakat mü’minlere kol kanat ger.” (Hıcr: 15/88 )

“... Ey peygamber eğer onlara karşı kırıcı, huysuz, katı yürekli ve sert olsaydın etrafından dağılır giderlerdi.” (Al-i İmran: 3/159 )

694. Adî İbni Hâtim radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Yarım hurma vermek suretiyle de olsa kendinizi cehennem ateşinden koruyunuz. O kadarını da bulamayanlar, güzel bir sözle olsun kendilerini korusunlar.”[1]

* Ahirette tüm insanlar hesaba çekilecek ve orada sağına soluna bakarak yardımcı ve işe yarayacak amellerini arayacaktır. Kişi bu dünyada cehennem ateşini söndürecek amellere yani sadaka vermeye teşvik ediliyor. Pek az bir şey olan yarım hurmayı küçük görmemek gerektiği vurgulanıyor. Mali yönden bu kadar bir şey bulamayan kimse ise güzel ve tatlı sözlerle bu kazanca ulaşıp kendisini ateşten korumaya çalışmalıdır. Zilzal: 99/7-8’de beyan edildiği gibi. [2]

695. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Güzel söz sadakadır.”[3]

* Müslümanlıkta iyi niyetle yapılan her davranış sevap vasıtasıdır. [4]

696. Ebû Zer radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Din kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği küçümseme.”[5]


[1] Buhârî, Edeb 34, Zekât 10, Rikak 49, 51, Tevhîd 36; Müslim, Zekât 66–70. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 37, Kıyâmet 1; Nesâî, Zekât 63–64; İbni Mâce, Mukaddime 13, Zekât 28.

Bu hadis önceden 139, 406 ve 546’da değişik şekillerde geçmişti

[2] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 229.

[3] Buhârî, Edeb 34, Cihâd 128, Müslim, Zekât 56.

[4] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 229.

[5] Müslim, Birr 144. Ayrıca bk. Tirmizî, Et`ime 30, Birr 45.

Bu hadis 121’de geçmiş olup 892’de tekrar gelecektir.

Blog Listem

  • ANAYASA - *TAHKİM (Hüküm) ÂYETLERİ.* Âl-i İmran Suresi 7.Ayet: هُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ *مُحْكَمَاتٌ* *هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ* وَاُ...
    6 yıl önce
  • ŞİRK ve KÜFÜR: Kadının Namazı - ŞİRK ve KÜFÜR: Kadının Namazı: أَلنِّسَاءِيَّاتْ KADININ NAMAZI EVİNDE OLMALIDIR -2 صلاة المرأة في بيتها -25 الحديث الخامس والعشرون : عَنْ أُمِّ حُمَيهدٍ ا...
    11 yıl önce
  • İSLÂM’DA LAİKLİK YOKTUR - İSLÂM’DA LAİKLİK YOKTUR .إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ Allah katında tek Din İslâmdır. Laiklik; geniş ve basit tanımı ile, dinin siyasal ha...
    12 yıl önce
  • İSLÂM’DA LAİKLİK YOKTUR - * İSLÂM’DA LAİKLİK YOKTUR * .إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ Allah katında tek Din İslâmdır. Laiklik; geniş ve basit tanımı ile, dinin siyasal h...
    12 yıl önce
  • REÇETE-şiir - Ey yüksek sosyeteye mensup modacı hanım, Eğlence zümresinin başının tacı hanım, Bu metod ki, sizlerin müsbet ilâcı hanım: Dışının görünüşü içinin aynasıd...
    12 yıl önce
  • SAAT KODLARI - http://sitene-kod-ekle.tr.gg/saat-kodlar&%23305;-flashl&%23305;--k1-.oe.rnekli-k2-.htm
    15 yıl önce
  • Manyaklara Güzel Cevap - ÖRTÜNMEK İSLAMIN EMRİDİR. CHP'den,İSLAM DİNİNE HÜCUM CHP Deşifre Olmuştur Bunlar,Türbanlıyı mahkemeye veriyor,Çarşaflıya rozet takıyor.Halkı aldatıyorl...
    15 yıl önce
  • HIRİSTİYANLAR PİSLİKTİR SEVİLMEZ - وَقَالُواْ لَن يَدْخُلَ الْجَنَّةَ إِلاَّ مَن كَانَ هُوداً أَوْ نَصَارَى تِلْكَ أَمَانِيُّهُمْ قُلْ هَاتُواْ بُرْهَانَكُمْ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ *(BAKAR...
    15 yıl önce
  • Hıristiyanlar Sevilmez - وَقَالُواْ لَن يَدْخُلَ الْجَنَّةَ إِلاَّ مَن كَانَ هُوداً أَوْ نَصَارَى تِلْكَ أَمَانِيُّهُمْ قُلْ هَاتُواْ بُرْهَانَكُمْ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ *(BAKAR...
    15 yıl önce
  • Hak Din İslamdır - *HAK DİN.TEK DİN.İSLAMDIR.* (ÂLİ IMRÂN suresi 19. ayet) إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوْتُواْ الْكِتَابَ إِلاَّ مِن...
    16 yıl önce
  • İki Yüzlülük - 259) İki Yüzlülüğün Kötülenmesi Bu bölümdeki bir ayet ve iki hadis-i şeriften insanların iki yüzlülüklerini herkesten gizleyebileceklerini, fakat Allah’tan...
    16 yıl önce
  • İki Yüzlülük - İki Yüzlülüğün Kötülenmesi 259) İki Yüzlülüğün Kötülenmesi Bu bölümdeki bir ayet ve iki hadis-i şeriften insanların iki yüzlülüklerini herkesten gizleyebile...
    16 yıl önce
  • HUDÛD (İSLAM CEZA HUKUKU) - 15: HUDÛD (İSLAM CEZA HUKUKU) *BÖLÜM: 1* *Ø** KENDILERINDEN KALEM KALDIRILAN, CEZA VERILMEYEN KIMSELER VAR MIDIR?* *1423-* Ali (r.a.)’den rivâyete göre,...
    16 yıl önce
  • SAPIKLIĞA DÜŞEN KAVİMLERİN GÖRÜŞLERİ - Şimdi bizim sapık kavimlerin rububiyetle ilgili görüşlerini incelememiz Kur’an-ı Kerim’in onları hangi noktalardan ve niçin reddetme yoluna gittiğini ve ...
    17 yıl önce
  • Demokratik çalışma ve amel ilişkisi - *Demokratik Çalışma ve Amel ilişkisi :* İslam adına , müslüman olarak belli bir partinin çalışmalarına katılan kimselerin yaptıkları bu iş, sıhhat şartl...
    17 yıl önce
  • İBNİ TEYMİYYE-8.CİLT - بســـم الله الرحمن الرحيم "(İyi bilinmelidir ki) Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değildirler. Onlar, iman edip (gerektiği gi...
    17 yıl önce
  • Çay Sohbeti - *İBN-İ TEYMİYYE** ve İBN-İ TEYMİYYE-7.Cilt ve İBNİ TEYMİYYE-8.CİLT* *İslâm Güneşi,Mekke'den Doğar.Dünyayı Aydınlatır.* *İslâm Bahçesinde,Dinî Yazı,Resim ve...
    17 yıl önce
  • Lanetlikler - الحديث الرابعوالثمانون عن أبي هريرة رضي اللّه عنه قال لَعَنَ رسولُ اللَّهِ صلى اللَّه عليه وسلّم مُخَنَّثِي الرِّجالِ الذينَ يتَبَّهونَ بالنِّساءِوالمُتَ...
    18 yıl önce